Şehirde yaşarken doğayla iç içe olmak mümkün mü? Tabii ki… Kentliler de temiz toprakla haşır neşir olabilir. En az bir ailenin sebze ve meyve ihtiyacının önemli bölümünü karşılamak amacıyla şehirde oluşturulan ekolojik üretim alanları olan kent bahçeleri, evinin önünde, terasında, balkonunda, arka bahçesinde toprak bulan herkes için var.

Biz kente ekolojik yaşamın mümkün olduğunu düşünüyoruz. Hormonlu binaların, sekiz şeritli otobanların ve beton deryalarının bizi ele geçirmesine izin vermeyeceğiz. Başka bir kent mümkün. Bu hayalimizdeki kenti şikayet edip durmak yerine, elde kalan son topraklarını ekip biçerek yeşertiyoruz. Tam 10 senedir, binlerce bahçede, İstanbul’un en doğusundan en batısına bahçeler oluşturuyoruz. 

Bundan 100 yıl öncesine kadar kentliler, beslenme ve gıda ihtiyaçlarını yaşadıkları kentin çevresinden karşılıyor ve yerel çeşitleri tüketiyorlardı. Son yıllarda yiyecek üretimi kentten uzaklaştı ve kendi ülkemizi bırakın, çok uzak ülkelerden bizlere ulaşan gıdalar tüketilmeye başlandı. Oysa Kanada’dan mercimek, Ekvator’dan muz, Letonya’dan buğday ve Özbekistan’dan ceviz alarak nereye gidebiliriz?

Gıdalarımızı bu kadar uzak ellerden getirdiğimizde öncelikle karbon ayak izimizi artırıp iklim krizini tetikliyoruz. Nakliye ve ulaşım sonucu artan maliyeti belki tüketici olarak biz ödemiyoruz ama bunların gerçek maliyetini ülke olarak hepimiz ödüyoruz. Ürünlerin saklandığı soğuk hava depoları inanılmaz boyutlarda elektrik tüketiyor. İsraf oranı artıyor ve her yıl yeni rekorlar kırıyoruz. 

Oysa, güzel şehrimizde, kendimize ait her türlü toprağı, geniş terasları ve balkonları ekip dikmek için kullanabiliriz. Yeryüzü Derneği olarak 2011’den bu yana, tam 10 senedir biz bunu zaten yapıyoruz. Gelin siz de bu kervana katılın, ekip biçin ve kendi ürününüzü kendiniz üretin.

Hemşerilerimiz kent bahçeleri ile insan ve doğa ilişkisinde önemli bir adım olan kendi yiyeceğini kendi üretme ve gıdayla bağ kurma deneyimini keyifle yaşama imkanına sahip olabiliyor. Dünyada kent bahçeleri bir trend olarak hızla yayılıyor. Merkezi ve yerel yönetimler muazzam destekler veriyorlar. Bu vizyonu İstanbul’da da inşa edebiliriz. Londra, Moskova, Havana, Montreal ve Şangay kent bahçeleri bakımından dünyanın öne çıkan güzide şehirleri, neden İstanbul da onlara katılmasın?

 

 

Atalık Tohumları Ücretsiz Dağıtıyoruz

Yeryüzü Derneği evinin önünde, terasında, balkonunda, arka bahçesinde toprak bulan her İstanbulluyla birlikte, kol kola ve dayanışma içinde kent bahçeleri kuruyor. Kent bahçelerini teşvik etmek üzere atalık tohumları ücretsiz dağıtıyoruz. Bu şahane tohumları toprakla ilk defa buluşturmak isteyen herkese ücretsiz eğitim veriyoruz. Böylece şehrin betonundan usanmış, hormonlu binalar arasında sıkışmış kentliler bir nebze olsun toprağa dokunuyor, nefes alıyor ve mutlu oluyor.

 

Yeryüzü Derneği olarak “Kendin Yetiştir Kendin Pişir” sloganıyla İstanbul’da hayata geçirdiğimiz projeyle 10 yılda 2600 hemşerimizin kendi bahçesini kurmasına ön ayak olduk. Binlerce tohum ve fideyi ücretsiz dağıttık.

 

Ücretsiz Ekim Dikim Eğitimi

Projeye katılan, daha önce sebze yetiştirmemiş ve ekim eğitimine ihtiyaç duyan bahçeciler için ekim dikim eğitimi düzenliyoruz. Her yıl yüz yüze yaptığımız bu eğitimi, bu sene pandemi nedeniyle online yapacağız. 

 

 

Projenin Aşamaları

  • İlk yapmanız gereken başvuru formunu doldurarak Yeryüzü Derneği’ne göndermek. 
  • Formda ekim dikim yapılacak toprağınızın büyüklüğü ve neleri yetiştirmek istediğinizi yazıyorsunuz.
  • Gönüllülerimiz yoğunluk durumuna göre size hızla cevap vereceklerdir.
  • İkinci aşamada, ekim ve dikim eğitimi veriyoruz. Bu eğitimde; tohum nasıl ekilir, fide nasıl dikilir. Sulama yöntemleri ve su hasatı. Toprak nasıl zenginleştirilir. İşinizi kolaylaştıracak ve doğru bilgiye erişebileceğiniz kitap ve web siteleri. Kendi gübrenizi nasıl hazırlarsınız (kompost). Olası hastalıklarla, kimyasal zehir kullanmadan nasıl başa çıkabilirsiniz, konuları işlenecek. Eğitim tarihimiz: 09 Mayıs Pazar günü, saat 17:00
  • Üçüncü aşamada, atalık tohum ve fideleri dağıtacağız. Fideler 22 ve 23 Mayıs tarihlerinde dağıtılacak. (Hafta sonu yasakları tekrar gündeme gelirse, tarihi revize edeceğiz). Dağıtımı bir kamyonet ile yapıyoruz. Başvuranların yoğunluğuna göre seçilecek dağıtım noktaları genellikle park ve bostanlar oluyor. Dağıtımlar açık alanda yapılıyor ve sosyal mesafe kurallarına uyularak gerçekleşecek. 
  • Eğer mevcut toprağınız yeterli değil ya da besin açısından yetersizse, bunu mutlaka başvuru formuna yazın, gönüllü arkadaşlarımız bu konuda da size yardım etmeye çalışacaklar. 
  • Kent bahçeleri projesine katılanlar, arzu ederlerse sadece bu konuların paylaşıldığı, sulama, hastalık ve hasat ile ilgili bilgi ve yardımların görüşüldüğü mail grubuna katılabilirler. Bu grupta karşılaştıkları problemleri diğer bahçeci arkadaşlarla paylaşabilir ve danışabilirler. Bu grupta, bahçecilik dışında paylaşım yapılmaması gerekmektedir. 
  • Bahçeciliği daha ileri taşımaya hevesli olanlara ayrıca sonbaharda tohum alma eğitimi veriyoruz. Böylece bu tohumlar 2022 senesinde bahçe kurmak isteyenlere dağıtılıyor ve kendi kendini besleyen, doğanın özünü oluşturan bir çevrim başlamış oluyor. 

 

Kent bahçelerinin çevre ve insan sağlığına katkıları

  • Taze sebzelerde antioksidan miktarı, beklemiş olana göre kat kat fazla. Temiz bir topraktan koparıp yediğiniz yeşillik daha sağlıklı bir yaşam sürmemizi sağlıyor.
  • Evsel atıklardan kompost üretilip, gübre olarak bahçeye verilmesi, şehir çöplüklerinin vaktinden erken dolmasını önlüyor.
  • Şehirlerde oluşturulan her yeni yeşil alan, yağmuru kendine çekiyor ve kuraklığı önlüyor, barajlarda su seviyesinin artmasını sağlıyor.
  • Kent bahçeleri toprağın su çekme miktarını arttırarak, selleri ve evlerin su baskınına uğramasını önlüyor.
  • Kente gelen sebze ve meyve miktarı azaldığı için daha fazla fosil yakıtın kullanılmasına gerek kalmıyor ve iklim değişikliğinin önlenmesine katkı sağlıyor.
  • Yeşillik demek, temiz hava ve daha fazla oksijen demek. Kent bahçeleri şehrin havasının temizlenmesini sağlıyor.
  • Her geçen yıl azalan tarım rekoltesinin artmasını, daha fazla sebze ve meyve üretilmesini sağlıyor.
  • Çocukların ve gençlerin toprakla tanışmasını, hasatı öğrenmelerini ve çevreyi sevip, korumalarını sağlıyor.
  • Her bir parça üretim, daha az soğuk hava deposu ve dolayısıyla daha az elektrik tüketimi demek oluyor. 
  • Emekliler vakitlerini sağlıklı bir uğraşla verimli olarak dolduruyor. 
  • Mahallelerde komşuluk ilişkisi pekişiyor, dayanışma artıyor. 
  • Gıdada dışa bağımlılık azalıyor. 
  • Sebze ve meyvelere olan ve her geçen gün şehirlerde artan yabancılaşma azalıyor. 
  • Kuşaklar arası kopan bilgi aktarımı yeniden kuruluyor. 
  • Ülkemizin değişik şehirlerinden gelen bahçeciler, yerel bilgi birikimini diğer hemşehrilerle paylaşarak, bu kadim bilgilerin kaybolmasını önlüyor.
  • Balkona koyacağınız küçük saksılar ile doğa eksikliği sendromu azalıyor. 
  • Atalık tohumumuza sahip çıkıyor, onu bankalara hapsederek değil ekip biçip çoğaltarak kurtarıyoruz. 
  • Kimyasal zehirler yerine evde yapılacak basit ilaçlarla sağlıklı gıdaya erişim mümkün oluyor.
  • Okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerin katılımıyla, akran eğitimi sayesinde, yeni nesile onların abi ve ablaları vasıtasıyla toprağın varlığını hissettiriyor, sebze ve meyvelerin markette değil toprakta yetiştiğini öğrenmelerini sağlıyoruz.
  • Herkes için kendi yetiştirdiği bir tane biber bile kıymetlidir. Pek çok kişi neredeyse yemeye kıyamıyor, sevdiklerini hediye ediyor. Böylece besinlere karşı kaybettiğimiz duyarlılığı yeniden kazanıyor, kıymet biliyor ve dolayısıyla israfı önlüyoruz. 
  • Doğrudan yaşamın içinden, toprağın üstünde yapılan bütün bu etkinliklerle alternatif eğitimi hayata geçiriyor, her birimizin ömür boyu ihtiyacı olan bilgileri paylaşıyor ve toplumumuzu olası bir kıtlık durumuna karşı hazırlamış oluyoruz. 
  • Çatıdan veya başka yerlerden akıp giden yağmur suyunu topluyor, hasat ediyor ve su israfını önlüyoruz, sel baskınlarını engelliyoruz. Suyu bütün bahçecilere toprakta tutmayı öğretiyoruz. 
  • Toprakla ilgilenmek, ona dokunmak şehirlinin stresini alıyor, gerginliği yok ediyor ve huzurlu bir şehir yaşamını mümkün kılıyor. 
  • Elbette son olarak bütün bu şenlik boyunca yeni insanlarla tanışıp, yeni arkadaşlıklar kuruyoruz, çok eğleniyor ve paylaşma ile dayanışmanın gücünü duyumsuyoruz.

 

Bu yıl siz de şenliğe davetlisiniz. Yapmanız gereken tek şey bir başvuru formu doldurmak. Hemen sonrasında Yeryüzü Derneği’nin gönüllüleri size ulaşacaklar.

Ayrıca başvuru için basvuru@yeryuzudernegi.org e-posta adresine de yazabilirsiniz.