Çeviren: Dilek Ülkü

Dünyanın dört bir yanında sıcaklıklar yükseliyor. İlkbaharda bilim insanları her iki kutupta da eşi benzeri görülmemiş sıcak hava dalgaları rapor ettiklerinde erken bir uyarı vardı. Bunu dünyanın dört bir yanında daha fazla sıcak hava dalgası raporu izledi.

Şimdi, kuzey yarımkürede yaz mevsimi yaklaşırken, sonuçları da göz ardı edilemez hale geliyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres,  Almanya’da bir araya gelen 40 ülkenin hükümetlerini uyardı: “İnsanlığın yarısı seller, kuraklıklar, aşırı fırtınalar ve orman yangınları nedeniyle tehlike sınırında yaşıyor. Hiçbir ulus bundan muaf değil. Yine de fosil yakıt bağımlılığımızı beslemeye devam ediyoruz. Önümüzde bir seçenek var. Kolektif eylem ya da kolektif intihar. Bu bizim elimizde.”

ABD’de Başkan Joe Biden, birçok destekçinin umduğu gibi iklim acil durumu ilan etmekten kaçınıyor, bunun yerine ısıya karşı korunmak ve fosil yakıtlara alternatif yatırımları teşvik etmek için bir dizi yeni yasa çıkarıyor. Örneğin Meksika körfezinde İtalya büyüklüğünde bir alanı petrol arama çalışmalarına açtı.  Önerdiği iklim yasası, Cumhuriyetçilerin ortak muhalefetine rağmen tek bir Demokrat senatörün, Joe Manchin’in, yasayı desteklemeyi reddetmesi nedeniyle Kongre’de tıkandı.

Bu arada İngiltere’de sıcak hava dalgaları eskiden sevinçle karşılanırken, gazetelerde fıskiyelerde eğlenen insanlar resmedilirdi. Artık öyle değil: sıcaklık artık o kadar yüksek ki pistler çöküyor ve raylar eriyor. Tarım zorlaşıyor ve yaban hayatı zarar görüyor. Britanya Çevre Ajansı, kuruyan derelerde ölen balıkları kurtarmak için halka acil çağrıya çıkıyor.

Ve insanlar ölüyor: Geçmiş çalışmalardan da bildiğimiz gibi, Avrupa’da sıcak hava dalgaları nedeniyle binlerce aşırı ölüm bekleniyor. Britanya Met Office’ten Peter Stott Guardian’a yaptığı açıklamada, 2020 yılında yaptığı araştırmanın İngiltere’nin 40 C’ye ulaşma olasılığının düşük olduğunu gösterdiğini ve bu haftaki sıcak hava dalgasının şok edici olduğunu söyledi. “40 C’yi aşmak çok endişe verici; Birleşik Krallık’ta hiç böyle bir şey görmedik ve bu tür aşırı sıcaklık riski önceki hesaplamalarımızın gösterdiğinden daha da büyük olabilir.”

Politikacılar, iklimin bizim eylemlerimize verdiği tepki kadar hızlı tepki vermiyor. Birleşik Krallık’ta sıcaklıklar ilk kez 40 C’ye ulaştı. Salı günü Londra itfaiyesi ikinci dünya savaşından bu yana en yoğun gününü yaşadı. Pazartesi günü, bunaltıcı bir parlamentoda Muhafazakâr milletvekilleri, Birleşik Krallık’ta iktidardaki Muhafazakâr Parti’nin lider adaylarını yeşil kimlikleriyle ilgili sorguladı.

Görevden ayrılan Boris Johnson birçok yeşil Muhafazakâr tarafından çevre sorunlarının şampiyonu olarak görülüyordu, ancak potansiyel halefleri bu görevi üstleneceğine dair çok az işaret gösterdi. Ülke çapında bir seçimden ziyade yaklaşık 200.000 sağcı Muhafazakâr parti üyesinin oylarıyla belirlenecek olan Birleşik Krallık başbakanlığı için geriye kalan iki aday, Birleşik Krallık’ın 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşma yönündeki yasal olarak bağlayıcı hedefini taahhüt ederken, yeşil konulardaki sicilleri en iyi ihtimalle inişli çıkışlı ve çelişkili.

Önde gelen Rishi Sunak, Birleşik Krallık maliyesinden sorumluyken yeşil harcamaları frenledi ve şimdi de seçildiği takdirde yeni kara rüzgar çiftliklerinin inşasını etkin bir şekilde yasaklayan kısıtlamaları yerinde tutmayı ve yalıtım için ödeme yapan ve yenilenebilir enerjiyi teşvik eden “yeşil vergileri” azaltmayı veya hurdaya çıkarmayı planlıyor.

Yeşil uzmanlar, Sunak ya da Liz Truss olsun, bir sonraki Muhafazakar liderin net sıfır hedefine sözde hizmet edeceğinden ancak bu hedefe ulaşmak için gereken politikaları öne çıkaramayacağından korkuyor. Ancak mevcut sıcaklık bize bir şey öğretiyorsa, o da bu tür politikalara acilen ihtiyaç olduğudur. Dünya genelinde giderek artan sıcaklık ve bunun insani ve ekonomik sonuçları artık görmezden gelinemez.