Doğa SAYGINER

 

Çoğumuz kentleşmenin yoğun olduğu büyük şehirlerde yaşıyor ve yoğun hava kirliliğine maruz kalıyoruz. Peki, evlerimizde soluduğumuz havayı temiz tutmak için neler yapabileceğimizi hiç düşündük mü?

 

Dış ortamlar için yapabileceğimiz çok fazla bir şey olmasa bile şehir yaşamının zehirli etkilerini ev ortamımızda olabildiğince azaltmanın bazı yöntemleri var. Aşağıdaki öneriler, istenmeyen kimyasal maddeleri evinizden uzak tutarak daha doğal ve sağlıklı bir ev ortamı yaratma konusunda sizlere yardımcı olacak.

 

  • HAVALANDIRMA

Sabahları ve akşamları 15’er dakika pencereleri açıp evimizi havalandırmak yeterli olacaktır. Çünkü tahmin ettiğinizin aksine, evimizin içindeki hava kalitesi dışarıdan daha kirli. Evlerimizi düzenli olarak havalandırmadığımız takdirde odalarımızda yeterli miktarda oksijen bulunmaz ve aşırı nem eve hapsolur.

 

  • SÜS BİTKİLERİ

Evlerimizde biriken karbonmonoksit ve formaldehit gibi maddeler soluduğunuz havayı kirletir. Bunları temizleyen bitkileri evinizin çeşitli yerlerine yerleştirebilirsiniz.  Bitkiler hem evinizdeki oksijen seviyesini yükseltir hem de havada biriken yüksek orandaki zehirleri temizler.

 

 

Yeşil örümcek bitkisi, eğrelti otu, sarmaşık, barış çiçeği ve papatya, ışığa fazla ihtiyaç duymadığı için evin her odasına koyulabilir. Ayrıca evinizin havasını kolayca temizlerler.

 

Çam ağacı, egzoz, karbondioksit ve diğer sanayi tipi kirlenmelere karşı mükemmel bir kirli olan havayı emme gücü vardır. Trafiğin yoğun olduğu alanlarında yaşayanlar için idealdir.

 

Kurdele çiçeği, evlerimizdeki kabonmonoksit ve formaldehit ile beslendiği için evin hava kalitesini yükseltir. Benzen maddesine karşı güçlü olan bitkilerden biri de sarmaşıktır.

 

Açelya amonyağı emer, kasımpatı ise boyalarda bulunan trikloroetilen maddesini yok eder.

 

 

Bunların dışında, evinizin havasını temiz tutmak için aloe vera, devetabanı ve kauçuk bitkilerinden faydalanabilirsiniz.

 

Spatifilyum (Barış çiçeği) ile kaynanadili, benzen ve türevlerine karşı etkilidir. Yatak odalarınızda güvenle kullanabilirsiniz. “Yatak odasına bitki koyulmaz,” genellemesini ben, orman örneği ile eleştiriyorum. Eğer ağaçların ve bitkilerin karbondioksit üretimi geceleri oldukça yoğun olsaydı bu kadar canlı ormanda nasıl hayatta kalırdı?

 

Aloe vera

Toprak: Kuru ve kumlu toprağı tercih eder.

Işık: Güneş ışığını doğrudan almayan, aydınlık ortamları sever.

Isı: Kışın serin ama çok soğuk olmayan, en az 5 derece sıcaklığın olduğu bir ortam uygundur.

Su: Yaz dönemlerinde birkaç kez, kışları ise daha az su ister.

 

 

 

 

Kurdele çiçeği

Toprak: İç mekân bitkilerinin organik maddece zengin olan toprağı idealdir.

Işık: Işık sever fakat ışığı doğrudan almamalıdır.

Isı: Kış döneminde ortam sıcaklığının en az 7 derece olması gereklidir.

Su: İlkbahar döneminden sonbahara kadar bol, kış döneminde ise az su ister. Klorlu su kullanmamaya özen gösterin.

 

 

 

Devetabanı

Toprak: Zengin ve karışık toprakları sever.

Işık: Yarı gölge veya tamamen gölge alanlardan hoşlanır.

Isı: Ilık ortamları sever. Kışın ise en fazla 15 dereceye kadar dayanabilir.

Su: Yazın bolca sulayın ve arada sırada yapraklarına su püskürtün. Yeni çıkanlar haricindeki yapraklarını ıslak bir bezle düzenli olarak silin.

 

 

 

 

Kauçuk

Toprak: İç mekân bitkilerinin geçirgen ve drenajı iyi olan toprağına ihtiyaç duyar.

Işık: Güneş ışığını doğrudan almayan, aydınlık ve göreceli olarak nemi yüksek ortamları sever.

Isı: Kışın en az 13 derece sıcaklığın olduğu bir ortam gerekir.

Su: Yaz dönemi boyunca bolca sulanmalı ve yapraklara su püskürtülmelidir. Kışın ise su isteği azdır.